Milliyetçilik ve “Soykırım” Meselesi – 1

Hangi anadan ve babadan doğacağımıza biz karar vermediğimize göre ırk, bir insan için üstünlük sebebi olamaz. Ve biliyor ve inanıyoruz ki herkes Adem (a.s)’ın evladıdır. Esasında insan çok başarılı bir bilim adamının çocuğu olarak dünyaya gelmişse bundan dolayı mutlu olabilir, babasıyla gurur duyabilir ama kendisi bundan dolayı övünemez. Çünkü meziyet kendinde değildir.

Zaten büyük olan odur ki, kendi meziyeti olsa bile övünmez. Küçük kimseler ise meziyeti olmasa bile övünürler.

Bununla birlikte kabaca “kendi milletini sevmek” olarak tanımlayabileceğimiz türden bir milliyetçilik insanın mayasında vardır. Mikro ölçekte her insanı severiz ancak kendi anne-babamızı ve çocuklarımızı diğer insanlardan daha çok severiz. Bunu makro ölçeğe taşırsanız her ferd, ait olduğu milleti daha çok sevmeye meyyaldır, bundan dolayı kınanamaz. Böyle bir milliyetçilik sosyolojik bir gerçekliktir. Özellikle toplu halde yaşanan eski zamanlarda bu insansı refleksin toplumun emniyeti için ne kadar da önemli olduğu ortadadır. Bu dürtü sebebiyledir ki insanlar birarada yaşamış, birbirini korumuş, yardımlaşmış, iş bölümü yapmışlardır. Yoksa yabani hayvanlarla mücadele edildiği eski çağlarda, çadırlarda kalınan, eşkıyaların saldırılarına maruz kalınan orta çağlarda insanlar nasıl emniyetlerini temin edecekti?

Türk bile olmayan Ziya Gökalp’ın tanımladığı Turancılık ve milliyetçiliği reddediyor, onun için burda satır doldurmayı israf-ı kelam sayıyorum. Jön Türklerin oluşturduğu milliyetçi anlayışa sonra tekrar dönmek üzere yazıma devam ediyorum.

İnsanlar birbirini tanısın diye kavim kavim yaratıldı (Hucurat 13). Bütün dünya beyaz renkten ibaret olsaydı eşyalar birbirinden ayırt edilemezdi. Aynen bunun gibi, bütün insanlar birbirinin aynısı olsa, dolaysıyla bütün milletler de tıpkısının aynısı olsa idi kimse kimseyle tanışma ihtiyacı hissetmezdi. Milletler arası yarış da olmazdı, gelişme de olmazdı. Dolaysıyla bugün hala daha Hz. Adem devrini yaşıyor olurduk.

Milletini sevmekle milletini üstün görmek, milletini sevmekle başka milletleri aşağı görmek, atasıyla gurur duymak ile kendisi övünmek, kültürüne sahip çıkmakla atalarının hatalarına sahip çıkmak arasında fark vardır. Bu ince çizgiyi gözden kaçırmamalı. Nasıl insanın kendini üstün görmesi bozuk ahlak olarak değerlendiriliyorsa bir milletin kendini üstün görmesi de bozuk ahlak ve ırkçılık olarak nitelendirilebilir.

Kendi tercihim değildi ancak Türk anne-babadan Türk olarak doğdum. Bunu bir üstünlük olarak görmedim hiçbir zaman ama bundan mutlu oldum, yer yer gurur duydum. 24 Nisan’ı idrak ettiğimiz şu günlerde Türk olduğu için neredeyse tevbe edecek durumda olanlar ne düşünürse düşünsün, ben böyle düşünüyorum. Hatasız kul olmadığı gibi, hatasız millet de olmaz. Ama geneli itibarıyla seveceğim bir tarih ve kültür mirası bıraktılar bana.

Başka milletleri aşağı görmedim ama kendi milletimi özel olarak seviyorum, subjektif bir tercihle karşı karşıya kalırsam Türkü başkasına tercih ederim. Tabiki bu söylediklerim genel çerçevedir. Tek tek ele alırsak onaylamadığım, utanç duyacağımız işler vardır; bu işleri ve yapanlarını övmem, onlarla gurur duymam, sırf benim milletimden diye de es geçemem. Çünkü milliyet insanın eti kemiğidir. Onun da üstünde insanın ruhu olan din, ahlak ve etik değerler vardır. Ve bu değerler, kim yaparsa yapsın yanlışı, zulmü, çirkini ve fenayı  kınamayı, düzeltmeyi ve hatta ona karşı gerekirse savaşmayı vaaz eder.

Bu girişten sonra Ermeni ‘soykırımı’ meselesi ile ilgili duygu ve düşüncelerimi de paylaşmak istiyorum. Tarihçi değilim, meseleye üzerinden 100 yıl geçmiş bir olayın faili olduğu iddia edilen bir milletin “kabul et suçunu” diye parmakla işaret edilen 100 yıl sonraki torunu olarak kendi çerçevemden bakacağım. Ne bir tarihi tespit yapmak istiyorum, ne de gerçek şudur diye ortaya koyma niyetim var.

Yazı uzamasın diye onu ayrıca yazacağım.

https://simsekb.wordpress.com/2015/04/24/soykirim-meselesi-2/

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s