“Soykırım” Meselesi – 2

Konuyla ilgili ilk yazımı sonlandırırken şöyle demiştim:

Tarihçi değilim, meseleye üzerinden 100 yıl geçmiş bir olayın faili olduğu iddia edilen bir milletin “kabul et suçunu” diye parmakla işaret edilen 100 yıl sonraki torunu olarak kendi çerçevemden bakacağım. Ne bir tarihi tespit yapmak istiyorum, ne de gerçek şudur diye ortaya koyma niyetim var.

Bu yazı anlamak, empati kurmak isteyen Ermenilere hitaben yazılmıştır. O nedenle hissi ve tek taraflıdır. Bunu peşinen söylüyorum ki bu konuda beni eleştirmeyin. Aynanın öteki yüzü yani Türklere söylenecekleri açıktan sürekli söylediğimden bu yazıyı onlarla kabartmak istemedim. Sorunları çözmek, birbirini anlamaktan geçiyor. Bugün 24 Nisan olması nedeniyle yoğun bir propogandaya maruz kaldık ve bu başarılı propagandanın etkisiyle Türkler kendi Türklüğünden utanır hale getirildi.

Öncelikle bu soykırım meselesini devletler değil, halklar kendi aralarında halletmelidir. Çünkü bu mesele devletler için bir santaj meselesidir, gerçeğin veya hakikatın ortaya çıkması meselesi değildir.

Suç dosyaları oldukça kabarık devletlerin bu işe karışmaları hiç de sahici değildir. Bu iki yüzlü devletlerin Türk halkının olayı anlamaya çalışmasına bir katkıları olamaz. Dolaysıyla diasporanın bunlar üzerinden baskı kurması sadece siyasi netice verir.

Bahsedilen olaylar bir yönetim kadrosunun kişisel tasarruflarıyla ve 100 yıl önce oldu. Bu ülkedeki insanların belki %90’ının dedeleri olay bölgesinde bile değildi. Olsa bile biz bugünün çocuklarıyız. Evet öfkenizi, acınızı anlıyorum ama parmaklarınızı gözümüze sokarcasına suçlu gibi bize davranmanızdan hoşlanmıyoruz. Anasından yeni doğan çocuk bununla suçlanıyor. Bu milletin sizi anlamasını ve dinlemesini istiyorsanız bu dil ve uslup değiştirilmelidir.

Hele hele hiç hazzetmediğim, bu ülkeye giren pek çok musubetin sebebi, bir darbe ile iş başına gelmiş İttihat ve Terakki’nin cürmünün benim sırtıma vurulmasından hiç hoşlanmıyorum.

Herkes biliyorki “soykırım” kelimesinin uluslararası hukukta bir karşılığı var. O nedenle soykırım olsa da olmasa da biz bunu soykırım olarak tescillendirelim takıntısı var. Türkiye neden böyle bir yükün altına girsin? Hangi devlet kendi soykırımını tanıdı ki? İş buraya taşınırsa devletler meselesi olur. Devletler ise -Ermenistan dahil- değerlerlen değil menfaatlen hareket eder. Kıyım, büyük felaket vs… gibi şeylerin Ermenileri tatmin etmemesi tamamen bu hukuki neticeyi kazanmak içindir. Yoksa kıyıma uğramak, soykırıma uğramaktan daha hafif bir felaket, acı değildir.

Acılar acılarla yarıştırılmasın ancak Türk tarafının yaşadıklarını hesaba katmayan tek taraflı yaklaşımlar samimi olmayacaktır. Maraşa gittiğinizde, işte burası kanlı köprü diye bir köprü gösterip, yukarda kıyıma uğrayanlar burdan aşağı atılıyordu dediklerini duyacaksınız. Bir hakikatin tespiti yapılacaksa bu teknik dille atomik operasyonla yapılmalı. Yani ikisi birbirinden ayrılmadan, aynı karede ikisini resmedip birlikte teşhir etmeliyiz. Yoksa kendi acınızı dile getirdiğiniz her ortamda bir ‘ama’ duyarsınız.

Günün sonunda bu “soykırım” suçundan biz suçlu torunların nasıl kurtulacağımıza dair reçeteler sunuluyor bize. Çok haklı talepler var. El konulan kişisel mallar, vakıflar veya ibadethanelerin iadesi gibi. Bunların hala yapılmamış olması bizim için tam bir yüzkarası.

Ve nihayet konu ders kitaplarındaki Türk vurgusunun kalkması gibi şeylere getiriliyor. Evet bugün böyle bir yazı okudum. Kendince iyi niyetli bir yazı. Ben şunu sormak istiyorum: Bir Türk olarak adımı, dilimi, kültürümü kendi ülkemde koruyamayacaksam hangi devlet çatısında koruyabileceğim? Kurduğumuz devlette onlarca millet olması bu gerçeği değiştirmez. Eyvallah diğer bütün milletler dilini, kültürünü, dinini serbestçe yaşasın, en tabi hakları. Ancak 1000 yıldır çilesini çektiğimiz, yurt edindiğimiz ve korumak için can verdiğimiz bu topraklarda kurduğumuz devletin bırakın da adını biz koyalım.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s