İngilizce Öğrenme

İngilizce çoğu sektör için iş hayatının olmazsa olmaz parçalarından biridir. İngilizce uzmanı değilim ancak bu aralar İngilizcemi ilerletmek için yoğun bir çaba içerisindeyim. Tecrübelerimi paylaşmak istiyorum.

1. Disiplin ve zaman ayırma: Öncelikle bu işte sihirli bir değnek olmadığını, başarının disiplin ve zaman istediğini unutmamak lazım. En kötü yol bile sizi bir yere getirir, ancak disiplin olmazsa en iyi yollan bile bir yere varamazsınız. Başarı kurslara, kitaplara, CD’lere ve bilimum araçlara para dökmekle gelmiyor.

2. Süreklilik: Daldan dala, kaynaktan kaynağa atlamamak lazım. Birkaç kaynağı takip edip sonuna kadar götürmek lazım. Ondan sonra farklı methodlara veya kaynaklara müracaat edebilirsiniz.

3. Gramer: Belli bir sınava çalışanlar için (YDS, TOEFL, IELTS gibi) sürekli takip etmeleri gereken; sınava hazırlanmayanlar için ise gerektiğinde başvuracakları bir kendi kendine çalışma (self-study) şekline uygun referans gramer kitabına ihtiyaç vardır. Self-study olması önemlidir. Kurslar için hazırlanmış kitaplar çoğu şeyi hocaya bıraktığı için kendi kendine çalışanlar için faydasızdır. Bu konuda benim sırasıyla kullandıklarım:

essentialGiriş essentialOrta essentialİleri

4. Konuşma (Speaking/Listening): Gramer öğrenmek sadece sınavlar için lazım. İş hayatında ise daha çok konuşma İngilizcesi gerekir. Konuşma, konuşarak öğrenilir. Bu fırsatınız yoksa kendi kendinize konuşun. İngilizce edebiyatını değil sokakta, toplantı odalarında, hastanede, kafede… konuşulan İngilizceyi öğrenin. Birkaç ay Amerikada yaşamak güzel olurdu ancak bunu yapamasanız bile internet var.

Internet üzerinden IM uygulamaları ile günlük ingilizce konuşabileceğiniz insanlar bulun. Bazı hocalar (tutor) para karşılığı Skype üzerinden konuşma pratiği yapmaktadır. Bunla ilgili web siteleri bulabilirsiniz.

Internet ile yapabilecekleriniz:

  • English as a Second Language Podcast: Burdan yayınlanan podcast’leri Iphone’dan yada Android/PC’nizden sürekli takip edin. Kelimeleri anlatarak ve tekrar ederek diyaloglar veriyor. Podcastler yavaş ve açık seslendirilmiş, sizin anlayacağınız şekilde. Bir de English Cafe adıyla yayınlanan podcastler var. Bunlar ise öğretmenden değil gerçek hayattan kişilerin konuşmaları, dolaysıyla anlaması daha zor ama gerçek konuşma İngilizcesine aşinalığınızı artırır. Üye olup transkript’leri indirip, text üzerinde de çalışabilirsiniz. Ben bunları metrobüs yolcuklarında veya işe gidip gelirken serviste, araçta dinliyorum.
  •  Reali Life English: Yine podcast olarak yayın yapıyorlar. Twitter hesabını ve Youtube kanallarını takip edin. Çok kısa 3-5 dk lık videolarla günlük hayatta kullanılan İngilizce hakkında konsantre bilgiler vermekte. Tek bir kelimenin kullanım şekli gibi. Podcast+twitter+Youtube.
  • Bunun haricinde vaktiniz varsa Culips ESL Podcast, Listen to Natural Spoken English podcastleri ve BBC Learn English (@bbcle), British Counsil (@LearnEnglish_BC) twitter hesaplarını takip edin.
  • “Connected speech”, “reductions” konularina da zaman ayırın. Kelimeler tek başına farklı okunurken cümle içinde birbirine bağlanarak farklı okunuyorlar. Bu konuda Youtube kanalları bulabilirsiniz.

5. Kelime: Türk insanı yanlış yöntemle İngilizce öğrendiğinden düşünerek konuşuyor. Hem cümle kurgusunu analiz ediyor hem de kelimelere anlam vermeye çalışıyor. Eğer kelime bilginiz çok olursa beynin yükü çok hafifleyecektir. Kelime bilmek, kelimenin Türkçe karşılığını bilmek değildir. Nasıl Türkçe “elma” deyince aklınıza elmanın kendisi geliyorsa, “apple” deyince de aklınıza elma sözcüğü değil elmanın kendisi gelmeli. O nedenle İngilizce kelimeleri bir bağlamda (context) ve mümkünse temsili resimle ezberlemek lazım. Yani Apple deyince aklımıza elma kelimesi değil, yenebilen kırmızı veya yeşil kalp şeklinde bir meyve gelmelidir. Bunu yaparsanız düşünmeden konuşursunuz. Çocuklar bu şekilde kendi ana dillerini öğrenirler.

6. Telaffuz: Kelimeleri doğru okumak karşınızdakinin sizi anlaması için önemlidir. Yanlış öğrenilmiş bir kelimeyi sonradan düzeltmeniz çok zor olacaktır. O nedenle bir kelimeyi ilk öğrendiğinizde okunuşuyla birlikte öğrenin. Sesli sözlük veya Google Translator ‘de seslendirip, o şekilde hafızaya alın.

Kelime ezberlemek için iki süper yazılım önereceğim:

  • Anki: Bir flashcard uygulaması. Veritabanını siz oluşturuyorsunuz yada daha önce kullanan birilerininkini kullanabilirsiniz. Bu program sürekli size İngilizcesini gösterip Türkçesini hatırlayıp hatırlamadığını soracak. Veya tersini yapacak. Belirli aralıklarla da unutup unutmadığınızı kontrol edecek. Günde 2 x 15dk şeklinde kullanılarak günlük 20 kelime rahatlıkla ezberlenebilir. Tavsiyem, kartların özelliklerine girerek yeni bir alan ekleyin. O kelimenin nasıl kullanıldığını gösteren örnek bir cümle de girin. Bu uygulamayı PC’den kullanmanızı öneririm.
    Kelime veritabanı: http://www.englishclub.com/vocabulary/common-words-5000.htm
  • Memrise: Bu uygulamayı cep telefonuna kurmanızı öneririm. Oxford’un konulara göre (Çiftçilik, Giyim, Aile gibi) güzel bir veritabanı ücretsiz. Uygulamanın avantajı görsel şekille kelimeleri göstermesi, seslendirme yaparak doğru telefüzla öğretmesi ve yazıyla girmenizi isteyerek çift taraflı kontrol yapmasıdır.

Anki ile Memrise’ı beraber kullanın. Kelime ezberlerken insanların en büyük hatası, sadece okudukları İngilizce belgelerde sık rastladıkları kelimeleri öğrenmeleridir. Benim iş İngilizcem ve bilgisayar bilimleri İngilizcem çok iyi. Ancak Amerika caddelerinde dolaşırken bu kelimeler işime yaramıyor. O nedenle sadece şu anki işinizle alakalı kelimeleri değil, sokakta kullanılan kelimeleri de ezberleyin.

Kelimeleri ezberledikten sonra hayata geçirmek lazım, yoksa unutulurlar. Hayata geçirmek ve özümsemek için kullanmak lazım, hayatın bir parçası haline getirmek lazım. Kimse “apple” kelimesini unutmuyor ancak hayattan daha uzak bir kelime unutulabiliyor. Bu nedenle kelime öğrenmek 7.maddede belirttiğim aktivitelerle birlikte yapılmalı. Radyo dinleyerek, film izleyerek kelimeler hayatın içindeki yerlerine yerleştirilmeli.

Kelimelerin anlamlarını İngilizce-Türkçe sözlüğün yanısıra İngilizce-İngilizce sözlüklerden kontrol edin. Çünkü bazen İngilizce-Türkçe’ler yanlış bilgi verebiliyor. Longman’ın online sözlüğü çok iyi bir İngilizce-İngilizce sözlük ve örnek cümleler içeriyor. Bir kelimenin gerçek anlamı ancak ve ancak cümleden çıkar.

6. Deyimler (idioms) ve fiilli deyimler (phrasal verbs): Türkçede nasıl “planları suya düşmek” gibi kelimelerin aslıyla ilgisi olmayan deyimler varsa İngilizcede de var. Buna özel sözlükleri internet tarayıcınızın favorilerine ekleyin ve metin okurken kullanın.

7. Yaşam Tarzı: Günlük hayatınızda küçük değişiklikler yaparak konuşma İngilizcenizi iyileştirecek alışkanlıklar edinin.

  • Amerikan Radyolarını dinleyin: http://tunein.com/
    Tavsiye: NPR – http://tunein.com/radio/NPR-Program-Stream-s49783/
  • Film, dizi izleyin:
    Özellikle basit dizi filmlerini izleyin. Sinemalar çok az karşılıklı konuşma içerir. O nedenle faydalı olmaz. Dizilerde çok fazla konuşma (conversation) vardır. İzlediğiniz şeylerin konusu günlük hayattan olsun. Uzay filmi izlemenin anlamı yok. Günlük hayatta uzay gemisi ile ilgili kelimelere pek ihtiyaç duymayacaksınızdır. Aynı şekilde sinema izlediğiniz zaman da sokakta veya evde geçen gerçek hikayeler olması faydalı olacaktır.
  • Yotube, TED gibi video sitelerinde günde en az bir, 20-30dk’lık video seyredin.
  • İngilizce gazetelere abone olun
    Hurriyet Daily News, Today’s Zaman. Düzenli okumasanız bile arada bir göz atarsınız.
Reklamlar

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s