Şirketlerin Özel İlgi Dönemi

Türkiye’de şirketlerin özel ilgi (babysitting) dönemi kabaca ilk 5 yıldır. Bu ilk 5 yıl şirket bilinen klasik yönetim ilkeleriyle değil, içinde bulunulan özel şartlara göre yönetilmeli.

  1. Aşama: Var oluş mücadelesi (ilk 3 yıl)
  2. Aşama: Kurumsallaşma (3-5 yılları)
  3. Aşama: Olgunlaşma ve büyüme yılları

Bence bu aşamalarda aşağıdaki ilkeleri koymamız gerekli:

  1. Aşama: İlk 3 yıl her şey şirket içindir, tartışmalı bir konu olduğunda daima şirket lehine, sermayedar aleyhine karar verilir. Yapılan istatistiklere göre Türkiye’de kapanan şirketlerin büyük çoğunluğu 3.yılında kapanıyor.
  2. Aşama: Kurumsallaşma aşaması, onay alınarak ortak lehine karar verildiği dönemdir. Yapısal sorunların çözüme kavuşturulduğu, kurum kültürünün oluştuğu yıllar.
  3. Aşama: 5. yıldan itibaren ise ortak hakları daha baskın olmaya başlar. Ortakların artık çektikleri sıkıntıların karşılığını alma dönemidir. Şirket zarar görecekse bile mümkün mertebe ortak lehine karar vermeli.

Bu ilkeler bütün karşılaşılan problemlerde anayasanız olmalı. Bu ilkelerin kullanımına örnekler:

Örnek 1: İlk 3 yıl içerisinde ortaklardan birisi ortaklıktan ayrılmak istedi, koyduğu sermayeyi geri almak istiyor. Bu aşamanın ilkesi gereği şirket lehine karar verilir ve ortağa “ya kal, yada hiçbir şey almadan git” denilir. Çünkü şirketin bu zor günlerinde ortağa sermayesini iade etmek şirketin kapanmasına neden olabilir. Ayrıca şirketi yarı yolda bırakmanın bir cezası olmalı. Diğer ortaklar, ayrılacak kişinin de koyacağı sermayeye güvenerek bu yola çıktılar, kendi diğer işlerini bozdular.

Örnek 2: 6. yılda şirket ortakları piyasanın altında olan maaşlarını yükseltmek istiyor. Şirket genel müdürü bunun şirketi zora sokacağını söylüyor. Bu dönemde ilkemiz ortaklar lehine karar verilmesi şeklinde idi. Ortaklar 6 yıldır şirket için fedakarlıkta bulunuyor. Bundan sonra fedakarlık yapmalarının anlamı yoktur. Çünkü şirket hala fedakarlıklarla yürüyorsa başarısız demektir, kapatıp bir yerde maaşlı çalışmak daha evladır. O nedenle ortakların maaşını en az piyasa şartlarında iyileştirmek lazım. Şirket bundan zarar görecekse görsün. Gerçek ortaya çıkmalı, şirket artık ortakların sırtında yük olmaktan çıkmalı. Ortakların maaşı iyileştirildikten sonra yeni duruma göre şirket kendini adapte etmeli. Şirket için yapılacak fedakarlığın sonu yoktur. Buna bir yerde dur demek lazım. Yoksa kendini 70 yaşında ölüm döşeğinde, hala hiçbir şey kazanamamış ve yıllarını “adı var kendi yok” bir şirket için çarçur etmiş olarak bulursun.

Reklamlar

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s